Yukarı Çık
9 Eyl

10 Avrupa Şehrinden, Sarı Yakalı’nın Bayılacağı 10 Öneri

tatil-roma

Bayram tatilinde Avrupa’yı keşfe çıkacak Sarı Yakalı’ya önerilerimiz var! 

Sarı Yakalı, tatil için seçtiği Avrupa şehirlerinde de turistik ve klasik rotaların dışına çıkar, en cool mekanların, en ilginç sokakların peşine düşer… İşte senin için 10 ayrı Avrupa şehrinden, 10 öneri:

Barselona, İspanya

Fotoğraf: apartmentbarcelona.com

Fotoğraf: apartmentbarcelona.com

Barselona deyince senin de aklına hemen tapas geliyor, biliyoruz! Akdeniz kıyısındaki en güzel şehirlerden Barselona’nın mimari, sanat, eğlence ve renk dolu sokaklarında gezerek geçirdiğin dopdolu bir günün ardından en güzel İspanyol şaraplarıyla yapılmış bir sürahi sangria ve içeriğinde deniz ürünlerinden sebzelere, peynirden etlere kadar çeşit çeşit içeriğiyle tabak tabak tapasla lezzetli ve doyurucu bir akşam yemeği için Ciudad Condal‘i ya da Catalana Restaurant‘ı tercih edebilirsin!

Belgrad, Sırbistan

Fotoğraf: apartmani-u-beogradu.com

Fotoğraf: apartmani-u-beogradu.com

Sen de tatilini bu ara en popüler destinasyonlardan olan Belgrad’da geçirmeye niyetliysen, oldukça dolu dolu zaman geçireceğine, yemyeşil parkların ve hızla hip’leşen sokakların tadına doyamayacağına emin olabilirsin. Sürprizlerle dolu bu şehri layığıyla keşfetmen için yapman gereken en önemli şey, dışarıdan sevimsiz gözüken Sovyet döneminden kalma binaların avlularında vaha gibi bahçeler, mekanlar ve ortamlar olduğunu aklından çıkarmaman! İşte böyle bir binanın avlusunda yer alan restoran Mezestoran Dvorište, unutulmaz bir öğle yemeği için adresin olacak. Lokal lezzetleri, özellikle de sosisleriyle öne çıkan restoranda kendini tavla oynarken bulman mümkün!

Berlin, Almanya

Fotoğraf: keyser-soze.de

Fotoğraf: keyser-soze.de

Berlin’in sanat galerileri, tasarım mağazaları, kitapçıları, sanat alanları ve baş döndürücü lezzetlere ev sahipliği yapan kafeleriyle en canlı bölgelerinden biri olan Mitte’ye kesinlikle bir gününü ayırmalısın. Galeri ve sanat alanlarının yanı sıra sokağa taşmış sanatı da duvarlarda gözlemleyebileceğin bu bölgede soluklanmak, karnını doyurmak için gidebileceğin en güzel mekanlardan biri ise Mitte’nin en hareketli köşelerinden birinde konumlanmış olan Keyser Soze. Sabahın erken saatlerinde kahvaltı servis ederek güne başlayan bu mekan, öğle ve akşam yemekleri için sağlıklı ve doyurucu seçenekler sunarken, herhangi bir saatte arkadaşlarına sohbet edip şarabını yudumlaman için de ideal bir mekan!

Budapeşte, Macaristan

Fotoğraf: rantapallo.fi

Fotoğraf: rantapallo.fi

Dünyanın farklı köşelerinde benzerini bulamayacağın deneyimler söz konusu olduğunda, Budapeşte’nin iddialı olduğu konu gece hayatı. Harabeye dönmüş binaların içine ve avlularına yayılmış, hurda ve geri-dönüştürülmüş eşyalarla dekore edilmiş Ruin Bar konsepti Budapeşte’nin alametifarikası… Bu barlar arasında öne çıkan, bu konseptin öncüsü niteliğindeki Szimpla Kert. Burası sadece bir bar olmakla kalmıyor, yıl boyunca festivaller, performanslar, sergiler, film gösterimleri, bisikletçi toplantıları gibi etkinliklerle canlanıyor. Szimpla Kert’te (ya da farklı bir ruin bar’da) gece boyunca eğlenmen, yeni insanlarla tanışman ve rengarenk, unutulmaz bir gece yaşaman kaçınılmaz!

Kopenhag, Danimarka

Fotoğraf: girltweetsworld.com

Fotoğraf: girltweetsworld.com

Eğer tercihini Kuzey Avrupa’nın en güzel şehirlerinden Kopenhag’dan yana kullandıysan, sana önerimiz hem kültürel anlamda hem de gerçek anlamda beslenebileceğin bir yer: Şehrin en güzel müzelerinden Copenhagen Design Museum, aynı anda birkaç sergiye ev sahipliği yapmanın yanı sıra Kuzey Avrupa’nın birçok iz bıraktığı tasarım tarihinin kilometre taşlarına da ışık tutuyor. Hiçbir sergi ilgini çekmese bile müzenin içerisindeki kafede ve bahçesinde keyifli vakit geçireceğine eminiz!

Milano, İtalya

Fotoğraf: botinero.com

Fotoğraf: botinero.com

Bir futbol hayranıysan, Avrupa’nın en büyük kulüplerinden Inter ve Milan’a ev sahipliği yapan bu şehrin sana beklediğinden daha fazlasını vereceğini tahmin ediyor olmalısın. Fakat bu kadarını bekliyor muydun, bilemiyoruz. Milano’nun en güzel bölgelerinden Brera’da bulunan restoran Botinero’nun sahibi, Inter’in efsane oyuncularından Javier Zanetti. Hal böyleyken mekanın dekorasyonunda çerçevelenmiş formaların ve futbol aksesuarlarının önemli bir yer tutması, mekanın girişinde seni kramponlardan oluşan bir duvarın karşılaması hiç de şaşırtıcı değil. Yemeklere dönecek olursak, sana önerimiz mekanın spesiyallerinden Fiorentina Steak’in ve yanında taze makarnaların tadına bakman.

Paris, Fransa

Fotoğraf: bookscombined.com

Fotoğraf: bookscombined.com

Paris, neyle ilgileniyorsanız onun başkenti olmak gibi bir özelliğe sahip: Aşkın, Fransız mutfağının, modanın, sanatın… Bizim sana önerimizse, dünyanın en iyi bağımsız kitapçıları arasındaki sağlam yerini korumaya devam eden bir kitapçı olacak: Shakespeare and Company’nin kökleri 1900’lerin başında sanat aşığı bir Amerikalı olan Sylvia Beach’in kitap satışı yapmanın yanında genç yazarlara ödünç kitaplar verdiği bir kitapçıya dayanıyor. Savaşın ardından kapanmak zorunda kalan bu kitapçının adı, 1951’de Beach’in bir dostu tarafından açılan Seine Nehri kıyısındaki yeni bir kitapçıda yaşamaya devam ediyor. Yerden tavana kadar tüm duvarları kitaplarla dolu, üst katında kitap okurken uyuyabileceğin yataklar barındıran bir edebiyat cenneti burası! Üstelik Paris’te en çok İngilizce kitap bulabileceğin yerler arasında….

Roma, İtalya

Fotoğraf: granofruttaefarina.it | Kapak Fotoğrafı: nottearoma.it

Fotoğraf: granofruttaefarina.it | Kapak Fotoğrafı: nottearoma.it

Roma’da mısın? Sana tavsiyemiz tek bir mekandan çok fazlası; lezzet dolu bir sokak: İspanyol Merdivenleri’nin yakınlarındaki Via della Croce, tipik bir Roma sokağı olmanın, tarihi ve mimarisiyle gözüne hitap etmenin yanında günün herhangi bir saatinde aradığını sana verecek ve karnını doyurabilecek güce sahip! Pastificio’nun taze ve ekonomik makarnalarını tadabilir, gerçek tiramisuya Pompi’de doyabilir, İtalyan salamlarıyla dolu bir sandviç için sokaktaki birkaç şarküteriden herhangi birini tercih edebilir ya da dünya mutfaklarının içinde kaybolmak için Re degli Amici’ye uğrayabilirsin.

Selanik, Yunanistan

Fotoğraf: mushaboom8.blogspot.com

Fotoğraf: mushaboom8.blogspot.com

Beyaz Kule’den Atatürk’ün evine, Osmanlı camilerinden Bizans kiliselerine birçok tarihi anıta ev sahipliği yapan Selanik’in bugünlerde daha çok graffitilerle, tasarım mağazaları ve sanat galerileriyle dolan hip sokaklarla konuşulduğunu duymuşsundur. Bu nedenle sahil şeridinde ve paralelindeki alışveriş caddesinde olduğu kadar ara sokaklarda kaybolarak da vakit geçirmen çok önemli! İşte böyle bir günde soluklanman için sana önerimiz, aynı anda hem bir kafe ve bar hem de bir sanat galerisi ve plak dükkanı olan Tabya olacak. Bizans döneminden kalma bir duvarın set çektiği avlusunda oturabilir, kaliteli müzik dinleyebilir ve hip Selanik’in tadını burada çıkarabilirsin!

Stockholm, İsveç

Fotoğraf: afar.com

Fotoğraf: afar.com

Akdeniz ülkelerinin envai çeşit lezzetine oldukça aşina olsak da, sen de Kuzey Avrupa mutfağı dendiğinde aklına herhangi bir görsel ya da tat getirmekte zorlanıyor olabilirsin. İşte Stockholm’de bu durumu tamamen ortadan kaldıracak bir yer var: Östermalms Saluhall, dev bir yemek pazarı. Deniz mahsülleri, tatlılar, şarküteri ürünleri ve peynirler, İsveç’e özgü sebze ve meyveler, yemekler… Her biri sıra sıra dizilmiş tezgahlarda duran yiyeceklerden tadabilir, bazılarının önünde bulunan mini-restoranlarda daha uzun vakit geçirebilirsin. Bunlar arasındaki Tysta Mari’nin kızarmış ringa balığı ise en özel tavsiyemiz!

SÖYLEONA

Sarı Yakalıların Buluşma Adresi

Cevap bırakın