Yukarı Çık
4 Nis

Sarı Yakalı Söyleşileri: Selin Tavaşi

söyleona_röportaj_görseli

Garanti Bankası’ndan Selin Tavaşi ile #sendromsuzpazartesiler’i ve tatil planlarını konuştuk!

Selin Tavaşi

Sevgili Selin, seni daha yakından tanıyabilir miyiz? Nerede okudun, nerede, hangi pozisyonda çalışıyorsun?

Üsküdar American Lisesi’nden sonra Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde okudum. Şu an Garanti Ödeme Sistemlerinde Affluent Product Management’ta çalışıyorum. American Express Card ürün yöneticisiyim. 

Sen de tüm sarı yakalılar gibi Pazartesi Sendromunu yaşıyor musun?  Bu sendromu atlatmak için neler yapıyorsun?

6 senedir iş hayatındayım ve Pazartesi sendromu çalıştığım işlere göre değişiklik gösterdi. Hala bu sendromu yaşasam da derecesi çok daha az. Öncelikle huzurlu bir iş hayatınızın olması, stresli çalışmamak çok önemli. Ben bu ortamı bulana kadar çok iş değiştirdim, ancak bulduğum zaman da Pazartesi sendromunu en hafife indirdim. Pazartesi günleri sendromu yenmek için özellikle güzel bir kahvaltıyla güne başlıyorum. Öğle yemeğinde de mutlaka işte kalmayıp dışarıda sevdiğim bir restoranda sevdiğim bir arkadaşımla yemek ayarlamaya çalışıyorum. Özellikle Pazartesi gününe toplantı koymamaya çalışıyorum, o günün kendim için daha light geçmesini sağlamak için. Genel olarak bunlar.

Kurumsal hayatta en çok kullandığın 3 cümleyi bizimle paylaşabilir misin? 

_Tepe seviyede bakarsak…

_Maliyete sizin katlanmanız durumunda…

_Aksiyonları bir time plan’e oturtmak isteriz.

Bir girişim yapma şansın olsa, ne yapmak isterdin? Hayalinden biraz bahseder misin? 

15-16 yaşlarında evde ünlü ressamların tablo görüntülerini bulur sonra da onları yağlı boya ile kopya ederdim. Bunu geliştirip sonrasında kendime bir atölye açmak, profesyonelleşerek ders vermek kurumsal hayattan daha güzel bir senaryo olabilirdi. Ancak bir yandan da kurumsal hayattayken girişim yaptım. En yakın arkadaşımın girişim fikrine ortak olarak saintsandgems markasını kurduk. Renkli taşlarla özgün takı tasarımı yapıyoruz, şimdilik çok keyifli gidiyor, insanın kendi markasının yavaş yavaş yükselişini izlemek de güzel bir hayalin gerçekleşmesi. 

tropic

Eline yüklü bir para geçse ve çalışmayı bırakabilsen nereye yerleşirdin? Ve nasıl bir hayat sürerdin?

Elime yüklü bir para geçse sürekli olarak yaz mevsimini yaşayabileceğim tropikal bir bölgeye yerleşirdim. Deniz kenarında bir ev satın alırdım, ailemle birlikte deniz ve güneşin keyfini çıkartır aynı zamanda ailemizin işleteceği deniz kenarında küçük bir kafe açmak isterdim.

Son yıllarda hangi şehirleri ziyaret ettin ve önünde hangi tatil planları var?

Eşimle İtalya’da Sardegna adasına gittik, muhteşemdi. Geçtiğimiz sene Kuzey İspanya’da roadtrip yaptık, özellikle San Sebastian şehri görülmeye değer. Balayımız için Zanzibarı tercih ettik, kültürüyle, doğasıyla bence mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Yılbaşını ise Kopenhag’da kutladık. Yazın Temmuz’da Korsika’ya gitme planlarımız var, Eylül’deki bayram için ise New York biletlerimizi şimdiden aldık.

Hafta sonları seni hangi semtlerde ve mekanlarda görebiliriz? Özellikle neden buraları tercih ediyorsun?

Göktürk’te yaşamaya başladığımdan beri hafta sonu burada vakit geçiriyorum. Kız arkadaşlarımla buluşacaksak Etiler All Sports’u tercih ediyorum. Özellikle son dönemde Arnavutköy çok hareketlendi, burada Luzia ve Any’ye gidiyoruz. Karaköy ve yakın arkadaşlarla rakı balık için Cihangir genelde seçtiğimiz semtlerden.  

Bize birkaç tavsiyede bulunabilir misin?

#soyleona Pazartesi sendromu…güne güzel bir kahvaltıyla başlanarak…en iyi şekilde yenilir!

#soyleona Bu aralar keyifli şarap içip, güzel müzik dinleyebileceğimiz mekan La Petite Maison.

#soyleona önümüzdeki sezon için mutlaka bilet alınması gereken konser/festival konser olarak Kaş’ta Echo Bardaki Jehan Barbur konseri yazın benim favorilerimden. Festival olarak da çok görmek istediğim ancak fırsat bulamadığım Belçika’daki Rock Werchter diyebilirim.

Teşekkürler!

SÖYLEONA

Sarı Yakalıların Buluşma Adresi

Yorum Yok

Cevap bırakın