Yukarı Çık
7 Kas

Sarı Yakalılara Sorduk: Pazartesi Sendromunu Nasıl Atlatıyorsun?

pazartesi

#soyleona Belki pazartesi günleri sandığımız kadar da kötü değildir.

Hafta sonunu dolu dolu geçirmek, haftanın ilk akşamına keyifli programlar koymak, haftaya yeni hayallerle başlamak pazartesi sendromumuzu azaltıyor. Ancak en önemlisi çalıştığın işi sevmek, iş arkadaşlarından keyif almak. Mutlu olduğun yerde çalışmak. O yüzden Sarı Yakalı, (her zaman olmasa da :)) pazartesi sendromunu olabildiğince hafif geçiriyor…

pazartesi

 

Pazartesi sendromunu nasıl atlattıklarını Sarı Yakalı’lara sorduk; işte cevapları 🙂

Zeynep

Zeynep Uslu, Su.Co’nun Kurucusu

“Ben Pazartesi sendromunu yenme moduna Pazar gününden giriyorum; bu yüzden de pazar sabahları evde oturmak yerine, ruhuma iyi gelen aktiviteler yapmayı tercih ediyorum. Örneğin, Etiler’de Sanatçılar Parkı’na veya Bebek’e yürüyüşe gitmeyi ihmal etmiyorum. Hafta sonunu keyifli bir akşam yemeği ile bitirmek de benim için çok önemli. O yüzden Pazar günü gideceğim mekanları önceden seçip, bana mutluluk verecek yerlere gidiyorum.

Pazartesileri ise güne güzel bir kahvaltı ve müzikle başlamak, o haftanın spotify listesini yapmak, Pazartesi’yi haftayı planlamak için kullanıp çok koşturmamak benim sendromumu bir nebze azaltıyor. Özellikle Pazartesi günleri de mutlaka spor yapmaya, günümü dolu dolu ve keyif alacağım bir şekilde geçirmeye çalışıyorum. Unutmadan bunu da yazmak isterim: Pazartesi günleri yeni şeyler öğrenmek çok önemli; örneğin yeni bir yemek tarifi denemek. Bunu hep yapmaya çalışıyorum, size de tavsiye ederim. :)”

***

Lisya

Lisya Kalma, Yayıncı

“İtiraf etmeliyim: Güzel ve yoğun bir hafta sonunun ardından sabahtan bilgisayar başına geçmek ağır geliyor bazen 🙂 O yüzden Pazartesileri ilk işim tüm hafta çalışacağım masamı düzenlemek oluyor. Masamı daha renkli yapmak için hafta sonları kendime güzel mumlar, renkli kalemler, yeni çerçeveler satın alıyorum. Size özel ve sevdiğiniz objelerle dolu bir masada çalışmak motivasyonunuzu her zaman daha çok arttırır unutmayın.

Ayrıca Pazartesi akşamlarımı dolu bir şekilde planlamaya çalışıyorum ki gün içerisinde 18’den sonra yapacaklarımın hayallerini kurmaya başlıyorum. Pazartesi akşamları genelde evde durmamaya çalışıyorum; dışarı çıkıp eşim ve arkadaşlarımla Arnavutköy’de veya Bebek’te şarap içmek bana çok iyi geliyor. Hatta en yakın arkadaş gruplarımdan biriyle “Mondayz” adlı bir whatsapp grubumuz var; pazartesi sabahtan akşam neler yapacağımızı onlarla konuşup kararlaştırıyoruz. Gün içerisinde o mesajlar bile çok eğlenceli geliyor! Pazartesi akşamı sevdiklerinizle, yeni keşfettiğiniz bir mekanda şarap içmek o günün çok daha iyi geçmesini sağlıyor. Kısacası, hayatı rahat, şarap dolu yani İtalyanlar yaşamayı gibi seviyorum. :)”

***

Burcu

Burcu Seven, Danışman

“Hafta sonuna sahilde yürüyüşle başlamak, Pazar günü ise pilatesimi yapmak Pazartesi sendromunu yenmeninin en büyük iki kriteri benim için. Olabildiğince her hafta sonu festival ve sergi açılışlarına gitmeye çalışıyorum. O hafta sonu hangi sergiye gideceğimi hafta içinden belirliyorum. Pera, Karaköy taraflarında kültür-sanat aktivitelerimden sonra ara sokakta önceden gitmediğim bir café’yi keşfetmekten daha eğlencelisi yok!

En sevdiğim aktivitelerden biri ise film seyretmek. Pazar akşamlarımı pilatesimi yaptıktan sonra o haftanın filmine ayırıyorum. Film bloglarından bana o hafta ilham verecek filmi seçip, sevdiklerimle seyrediyorum. Pazartesi sendromu yaşamamamın diğer iki nedeni ise mesleğimi severek yapmam tabii ki! Bu arada yukarıda bahsettiğim pilates’imi yalnızca Pazar günleri değil, Pazartesi iş çıkışı da yapıyorum. İş çıkışı pilatesini denemenizi öneririm!”

***

Tuna

Tuna Patır, Marka Müdürü

“Pazartesi sendromunu yenmek için öncelikle hafta sonumu dolu dolu yaşamaya çalışıyorum. Sevdiğim insanlarla sevdiğim yerlerde keyifli vakit geçirmeye çalışıyorum. Cumartesi akşamlarımda keyifli bir yemek yiyip, şarap içmek benim için önemli bir kriter. Cumartesi akşamları bazen dışarı çıkmasak da, sevdiklerimizle evde toplanmak iyi geliyor. Pazar günleri ise tenis oynamaya, köpeğimle beraber Boğaz’da yürüyüşlere çıkmaya özen gösteriyorum. Bol oksijen almak hem bana hem de ona iyi geliyor 🙂 Güzel bir hafta sonundan sonra Pazartesi kendimi yenilenmiş hissediyorum ve bu moduma da yansıyor.

Diğer bir önemli nokta da, beraber çalıştığım insanları seviyorum. Siz ne kadar güzel programlar yaparsanız yapın, Pazartesi ofise geldiğiniz zaman sevdiğiniz insanlarla karşılaşmanız çok önemli ve modunuza tahmin ettiğinizden daha çok yansıyor.

Şunu da eklemeden geçmeyiyim; dinlediğiniz müzik nasıl haftaya girdiğinizi çok etkiliyor. O yüzden spotify listelerinize çok önem verin. Size enerji veren parçaları haftanın başından dinlemeyi ihmal etmeyin. Kendinize güzel bir liste yaptığınızı hissettiğiniz zaman linkini iş arkadaşlarınızla da paylaşın.. :)”

***

şebnem

Şebnem Çankırı, Reklamcı

“Pazartesi sendorumu mu, o da ne? 🙂

Her haftaya hayal kurarak girmek bana iyi geliyor ve bunu bildiğim için Pazartesi sabahları ilk yaptığım şey bana keyif veren bloglara göz atmak oluyor. Özellikle seyahat blogları bana ilham veriyor! Bir sonraki seyahat rotamın ne olacağını genelde Pazartesi günleri belirliyorum diyebilirim. Çok ciddiyim!

Pazartesi sabahları not defterime önümüzdeki haftalardaki bana iyi gelecek “to-do” listeleri yapıyorum. Konser biletlerimi Pazartesi günleri alıyorum, yeni keşfettiğim mekanın cumartesi rezervasyonunu Pazartesi’nden hallediyorum, arkadaşlarıma bir sonraki müzik festivalinin tarihinin hatırlatmasını Pazartesi sabahtan yapıyorum. Hareketli ve aktif bir insanım. Sürekli olarak masamda duramadığım için iş arkadaşlarımın yanına gidip yakın gelecekteki planlarını tekrar tekrar sormak, onlarla sohbet etmek ne kadar keyifli anlatamam!”

SÖYLEONA

Sarı Yakalıların Buluşma Adresi

Yorum Yok

Cevap bırakın