Yukarı Çık
8 Ağu

Sarı Yakalılarla Söyleşiler: Ezgi Demir

söyleona_röportaj_görseli

Bugün 3M’den Ezgi Demir ile #sendromsuzpazartesiler’i ve tatil planlarını konuştuk!

ezgi

Sevgili Ezgi, seni daha yakından tanıyabilir miyiz? Nerede okudun, nerede, hangi pozisyonda çalışıyorsun?

Merhaba! Balıkesir doğumlu bir Y kuşağıyım ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun oldum. Şu anda da Neuro-marketing Yüksek Lisansı tez aşamasındayım. Bölümün ilk mezunlarındanım..

Üniversitede girişmiş olmak için girdiğim klüp aktivitelerim var ama esas yaratıcılığımın iş hayatına atıldıktan sonra açığa çıktığını düşünüyorum.

Üniversite hayatım boyunca auditing, reklamcılık, kurumsal iletişim, iç denetim ve ticari pazarlama gibi bir çok farklı alanda deneyimlerim oldu. Bir gün mutlaka pazarlama(cı) olacağımı bildiğim için öğrenim hayatımda bu alanları gözlemledim. Aklımda kalmasın diye. Mezun olduktan Philipmorris ve Mey İçki’de ürün müdürlüğü, marka yöneticiliği yaptım.

Şu anda da çok uluslu sektör lideri olan 3M de Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika pazar geliştirme müdürüyüm. Aynı zamanda seyrek de olsa yeni mezun yada kariyerini değiştirmek isteyenlere ilham verici pazarlama eğitimleri veriyorum…

19

Kurumsalda çalışırken bile hayallerinin, tutkularının peşinden koşan Sarı Yakalıdır! Senin tutkun ise sanat; hatta geçtiğimiz haftalarda bir sergin gerçekleşti. Sanatla arandan ve serginden bahsedebilir misin?

Resim ve heykel yapmak eylemi ile ilgileniyorum; birçok karma sergide ve iki bireysel katılımlı sergide yer aldım. İtalya’da kısa süreli bir resim eğitimi aldım ve Türkiye’de de ISD-Art Heykel Atölyesinin üyesiyim.. Geçtiğimiz sene enstalasyonlarıyla New York’taki uluslararası Art Expo sergisine davet edildim ve eserlerimle bireysel katılımım oldu. Eserlerimden Gaziantepte bir üreticiye halılar yaptırıyorum ve bu tasarım halılar ile birlikte bu sene de Sefahathane’de yıllardır hayalini kurduğum “barda sanat” fikrini hayata geçirdim ve ilk çok kapsamlı bireysel sergimi açtım. Eserlerimi ilk kez satma kararı aldım ve büyük bir ilgi görmesi de beni ayrıca mutlu etti diyebilirim. Beklemiyordum…

Aslında ilgilendiğim bu sanat kavramı, bir “incidence” … (Beyaz yakaların cümle içinde İngilizce kelime kullanma hastalığımı arada sanatıma da yansıtıyorum.) Ruhun dışavurumunun, herkesin doğal özünde ve anında kalabildiğinde içinde birçoklarının gizli olduğunun da farkındayım…

Sanat her zaman hayatımın bir parçası, ruhumun da bu çoklu dışavurumdan beslendiğini düşünüyorum.

Sen de tüm sarı yakalılar gibi Pazartesi Sendromunu yaşıyor musun?  Bu sendromu atlatmak için neler yapıyorsun?

Açıkcası günlerim ve akşamlarım o kadar dolu ki bir sendrom yaşamaya dahi vaktim olmuyor 🙂 Pazartesi yepyeni bir gün benim için; çünkü çoğu zaman hafta sonu da üretkenlik anlamında başka projelerle, sanatla geçiyor ve Pazartesi işe geldiğimde de biraz da beynimin analitik tarafıyla bir şeyler yapayım bugun de diyorum… Çoğu zaman arkadaşlarım bu kadar şeyi bir arada nasıl yaptığıma şaşırdığını söylüyor oysa benim için bu çokluluk birbirini besliyor ve birbirine giren enerjisi bana güç veriyor, iyi hissediyorum.

Kurumsal hayatta en çok kullandığın 3 cümleyi bizimle paylaşabilir misin?

Aynı cümleleri sıklıkla kullanmam. Ama “I think”, “aynen” ve “and” kelimelerini birden fazla kez kullandığımı fark ediyorum. Bu dönem öyle bir dönem demekki! Düşünüyorum, aynı fikirdeyim ve eklemelerim var 🙂

Bir girişim yapma şansın olsa, ne yapmak isterdin? Bu konudaki hayalinden biraz bahseder misin?

Aslında hepimizin bu şansı var, gerçekten istesek yapabiliriz. Ütopik bir hayalimden bahsetmemi isterseniz de (ki bunu ne yazık ki yaşadığımız ülke konjonktüründen dolayı gerçekleştirmek zor) sanatın birçok alanıyla dolu bir kompleks yaratmak isterdim. Dünyayı sanat, edebiyat felsefe ve psikoloji kurtaracak 🙂 Çünkü her insan rengarenk ve önemli olan herkesin içindeki bu renkleri görebilmek aynılaştırıp normalleştirmektense. Sevgiyle beslenen biriyim bu nedenle bu şekilde yaklaşılan her şey dikkatimi çekiyor çünkü resimlerimde karanlık olan her şeyi tuvale aktarıyorum ki yıldızları görebileyim…

Eline yüklü bir para geçse ve çalışmayı bırakabilsen nereye yerleşirdin? Ve nasıl bir hayat sürerdin? 

Şu an yaptığım işi seviyorum, çok sık seyahat ediyorum birçok farklı kültürden insan tanıyorum ve dünya büyüdükçe içinde benim küçülmem hoşuma gidiyor, bu benim cam bir fanustan dünyaya bakmamamı sağlıyor. Yüklü bir para geçse bir dönem teknede bir dönem de sürekli denize girebileceğim bir yerde yaşayabilirdim. Hidrojen ve oksijeni ayrı ayrı bilemem ama Su, bana iyi geliyor 🙂

Duyduğumuza göre tüm Sarı Yakalılar gibi sen de büyük tutkularından biri seyahat. Son yıllarda hangi şehirleri ziyaret ettin ve önünde hangi tatil planları var?

Son altı ayda 12 kez yurt dışına çıktım. Karşı komşum beni hostes zannediyor 🙂 İş seyahatlerim özel seyahatlerle birleşince tabii ortaya böyle mobil bir hayat çıkıyor ve o yüzden her gün zorluklarıyla güzellikleriyle yeni bir gün benim için.. Son yıllarda İzlanda, Moskova, Münih, Berlin, Londra, Tel Aviv, Varşova, Prag, Budapeşte, Kenya, Tanzanya, Las Vegas, San Francisco, California, Minnesota, Dubai, NewYork, Chicago, New Orleans, Paris, Cote D’azur, Roma, Venedik, Barcelona ziyaretlerim oldu. Sayamadığım yerler de vardır eminim.

Hafta sonları seni hangi semtlerde ve mekanlarda görebiliriz? Özellikle neden buraları tercih ediyorsun?

Haftasonları Kadıköy, Moda, Cadde Sahil, Karaköy, Gümüşsuyu, Etiler ve Nişantaşı’nda görebilirsiniz. Birçoğunda aktif olarak katıldığım kurslarım ve sporum var, veya arkadaşlarımla buluşuyorum.

Bize birkaç tavsiyede bulunabilir misin?

#soyleona Pazartesi sendromunu, gün kavramını hayatınızdan çıkararak ve Pazar akşamlarını Pazartesi sabahı kalkıp işe gidicem beklentisinden çıkarıp o akşamın o anına odaklanarak en iyi şekilde yenebilirsiniz! Zaman bir illüzyondur.

#soyleona Bu aralar keyifli şarap içip, güzel müzik dinleyebileceğimiz mekan ANY!

#soyleona Önümüzdeki sezon için mutlaka bilet alınması gereken konser/festival : Sziget, geçen sene çok eğlenmiştim ve Amsterdam Top DJ Event, ve New Orleans Mardi Gras Festivali.

Teşekkürler!

SÖYLEONA

Sarı Yakalıların Buluşma Adresi

Yorum Yok

Cevap bırakın