Yukarı Çık
14 Eki

Sarı Yakalı’nın Evi Dünya

kapak fotoğrafı: hotel-r.net

Sarı Yakalı, yatırım yapmak yerine gezmek, her şeyi yerinde deneyimlemek ister.

Californialı genç yazar Cecily Trowbridge, “Hayatımda hep tek bir sabit gerçek oldu: Ben seyahat etmek istiyorum. Bir ev almak istemiyorum. İstediğim şey bir ev değil, dünyanın ta kendisi.” diyor. Ona x yayının yazarı olarak değil sadece yazar olarak referans vermemizin nedeni de bu dedikleriyle örtüşüyor. Kendisi freelance bir yazar, çünkü tıpkı bir ev alıp onun borcunu ödemek için gece gündüz çalışmak yerine dünyayı gezmeyi tercih ettiği gibi, tek yayına bağlı kalmak yerine bir freelancer olmayı seçmiş.

fotograf: theforestcantina.com

fotograf: theforestcantina.com

 

The Guardian’a göre, ABD’li genç kuşak namıdiğer millennial’lar, bırak ev satın almayı kiralamayı bile geciktiriyor. Bir gencin 18 yaşına geldiğinde evden ayrılması gerektiğini varsayan Amerikan kültürüne rağmen, 2008 krizinden bu yana 18-35 yaş aralığındaki gençlerin aileleriyle yaşama oranı %36 artmış durumda. Fakat bu yalnızca millennial’ların yaşadığı ekonomik zorluklarla değil, biraz da parayı nereye harcamak istedikleriyle ilgili. Bir ev satın almak ya da kiralamak, içini eşyalarla doldurmak, her ay kazandığı paranın çoğunu kredi ya da kira borcuna yatırmak yerine kendine ait bir evi olmadan dünyayı deneyimlemeyi, seyahat etmeyi seçiyorlar.

fotograf: wsaeurope.com

fotograf: wsaeurope.com

 

İşte biz Sarı Yakalılar da tıpkı onun gibiyiz! Yatırım yapmak yerine gezmeyi, keşfetmeyi, en muhteşem yemeği yerinde, ülkesinde yemeyi, güzel şaraplar içmeyi tercih ediyoruz. Anı yaşamayı, mutluluk ve huzurumuzu iş hayatı ya da gelecek kaygısının önüne koymayı seçiyoruz; şu an odaklıyız. Dahası, birkaç yıl sonra dünyanın hangi kentinde, hangi ülkesinde, hangi işi yapıyor olacağımızı bile tam olarak kestiremiyorken, bir ev satın almak gibi büyük ve dünyanın tek bir noktasına yerleşmeyi gerektiren bir kararı vermek istemiyoruz.

fotoğraf: kinfolk.com

fotoğraf: kinfolk.com

Mutluluğun yavaş yaşamla, paylaşım ekonomisinin bir parçası olmakla arttığının farkındayız. Geçtiğimiz haftaki yazımızda yavaş yaşamak, sade yaşamak üzerine önerilerde bulunmuş ve paylaşım ekonomisi temelleri üzerine kurulmuş bazı uygulamalarla ilgili örnekler vermiştik. Otomobil satın almak yerine paylaşan, hatta çok az kullanacağı bir ekipmanı bile satın almak yerine kiralayan bizler, neden sürekli değişen bir rotaya, spontane bir yaşama ve belirsiz bir geleceğe rağmen sonsuza kadar yerleşmek zorunda kalacağımız bir ev için mortgage ödeyelim ki?

fotoğraf: amazonaws.com

fotoğraf: amazonaws.com

Yıllarca aynı işi yapmak yerine yeni deneyimler kazanmayı tercih ediyoruz. Tek bir yere çakılıp kalmak yerine Meksika’yı, Güney Afrika’yı, İzlanda’yı, Kamboçya’yı görmek istiyoruz. Her mutfağı yerinde tatmak, her kültürü yerinde gözlemek istiyoruz. Gittiğimiz her yere yerleşebilme şansımız olsun, iyi olduğumuz işi gittiğimiz her yerde yapabilelim istiyoruz. Çünkü bizim evimiz satılık değil, bizim evimiz dünya!

Kapak fotoğraf: hotel-r.net

SÖYLEONA

Sarı Yakalıların Buluşma Adresi

Yorum Yok

Cevap bırakın